Herkes İçin Yeterince ve Sağlıklı Gıda

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr.Mustafa Altuntaş’ın “Dünya Gıda Günü” Basın Açıklaması.
15 Ekim 2005

 Dünya Gıda Günü Nedir?

Dünya Gıda Günü her yıl FAO’nun 1945 yılında Kanada’nın Quebec şehrinde kuruluş günü olan 16 Ekim tarihinde kutlanmaktadır. Dünya Gıda Günü, küresel bir sorun olan ve dünya üzerinde 800 milyon insanın etkilendiği kronik açlığa neden olan faktörlerin ortadan kaldırılmasına yönelik acil önlemlerin alınmasına çağrıda bulunmaktadır.

Dünya üzerinde yaklaşık 800 milyon erkek, kadın ve çocuk kronik olarak açlıkla mücadele etmektedir. Açlık nedeniyle her yıl milyonlarca insan hastalıklar ve ölümle karşı karşıya gelmektedir. Açlık nedeniyle milyonlarca çocuğun sağlıklı geleceği yok olmaktadır.Açlık, her şeyden önce gıda hakkının ihlal edilmesidir.

İnsanlığın açlık ve gıda güvencesi konularında bilinçlendirilmesi hayati önem taşıyan bir konudur. Dünya Gıda Günü etkinlikleri bu bilinçlendirmeyi sağlamak ve insanların her gün yeteri kadar gıdaya sahip olma hakkının var olduğu mücadelesini yaygınlaştırmak üzere düzenlenmektedir.

Herkes İçin Yeterince ve Sağlıklı Gıda

İnsanların hayatında gıda güvencesi kadar gıda güvenliği de önem taşıyan bir konudur. Bu nedenle bu günü “herkes için yeterince ve sağlıklı gıda”  ifadesi ile tanımlamayı uygun buluyoruz. İnsanların hayatında tüketeceği yiyecek miktarı kadar kalitesi de önem taşımaktadır.

Ülkemiz nitelik olarak yeterli  olmasa da yakın zamana kadar Dünyada kendine yeterli ülkelerden birisi olmasına karşılık son çeyrek asırda yürütülen politikalarla neredeyse her türlü gıda maddesinde dışa bağımlı bir ülke haline gelmiştir. Ne yazıktır ki ülkemiz artık gıdada net ithalatçı bir ülkedir. 21.yüzyılın en stratejik ürünü gıda maddeleri olacaktır. Küresel ısınmanın ve çevre kirliliğinin getirdiği felaketler, toplumların yeterli ve sağlıklı gıdaya sahip olmasının önemini her geçen gün daha da artırmaktadır.

Ülkemizin gıdada dışa bağımlılık zincirinden kurtarılması gerekmektedir. Ne yazıktır ki yürütülen politikalar ile  insanlar üretim yapmaktan hızla uzaklaşmaya devam etmektedir. Daha vahim bir duruma düşmeden tarım ve hayvancılığa gereken destek sağlanmalı, üretim için Pazar güvencesi ve fiyat istikrarını sağlayacak bir yapı kısa sürede kurulmalıdır.

Gıda üretimi kadar gıda güvenliğinin önemi de her geçen gün artmaktadır. Her geçen gün bir yenisi eklenen zoonoz hastalıklar yani hayvanlardan insanlara karşılıklı geçen hastalıklar, gıda güvenliğinde en önemli unsurlar olmakta ve halk sağlığını tehdit etmektedir.

Kuş Gribinde mücadele nasıl, nereye kadar?

Son günlerde ülkemizde de görülmesi ile ciddi bir panik havasının oluşmasına neden olan kuş gribi de bu hastalıklardan birisidir. Geleceği beklenilmesine rağmen yeterince kamuoyu bilgisi oluşmaması nedeniyle önemli bir panik yaşanmıştır. Konu gerçekten ne kadar önemli ise oluşan panik de o kadar abartılı olmuştur. Hastalıkla ilgili geçen süre içerisinde her türlü bilgi ortaya konulmuştur. Artık hastalığın bundan sonrası olası gelişmelerine karşılık yapılması gerekenlerin sükunetle değerlendirilmesini gerekli görmekteyiz.

Ümit ve temenni ederiz ki hastalık çıkışından bu yana geçen iki haftalık sürede tekrarlamamış olması bundan sonra da çıkmayacağının işareti olsun. Ancak hastalığın yayılma özellikleri ve ülkemizin konumu iyi değerlendirilmelidir. Diğer faktörler bir yana göçmen kuş hareketini dikkate almak zorundayız. Bu nedenle hastalık riski ülkemizin her tarafı için devam etmektedir. Sulak alanların bulunduğu bölgeler ise en dikkatli olunması gereken yerlerdir.

Neler yapılmalı?

O halde bu aşamadan sonra ne yapılmalıdır? İzlenecek yolda yetiştirici vatandaşlarımızın, tüketicilerin ve devletin yapacağı işler kendine göre önemlidir.

1. Yetiştiricilerimiz;Sektör konunun önemine sahiptir ve bu konuda kendisini korumak için gerekli biyogüvenlik tedbirlerini yoğun şekilde sürdürmelidir. Kırsal alanda ve köylerdeki yetiştiricilerimiz ise sulak alan çevresindekiler daha yoğun olmak üzere serbest dolaşan her türden kanatlı hayvanlarını kümeslere almalı, yaban ve göçmen kuşlarla temas etmelerini engelleyecek önlemleri almadır. Bunu en önemli konu olarak görmekteyiz. Kırsal alandaki insanlarımız, sektör çalışanları başta olmak üzere göçmen kuşlardan uzak durulmalıdır.

2.- Tüketicilerimiz sadece kuş gribinden dolayı değil her zaman için veteriner hekim kontrolünden geçmemiş hayvansal gıdaların tüketilmemesine dikkat etmelidirler. Veteriner hekim kontrolünde kesilen ve hazırlanarak pazara sunular kanatlı ürünleri için bir problem söz konusu değildir.

Bu anlamda tüketicilerin tereddüte düşmemeleri için üretici firmalar ürünleri üzerine veteriner hekim kontrol bilgilerini içeren  etiket yapıştırmalıdır. Parça satışı olan yerlerde parçalama işlemleri mutlaka veteriner hekim kontrolü altında olmalı, tüketicilerimizin bu yerlerde veteriner hekim bulunmasına özen göstermelidirler.   

3.-Hükümet; 1984 reorganizasyonu ile oluşturulan tarım ve Köyişleri Bakanlığının hayvancılığın geliştirilmesine, salgın hastalıklarla mücadele edilmesine ve gıda güvenliğinin sağlanmasına imkan vermeyen, “sorumsuz yetkililerden ve yetkisiz sorumlulardan” oluşan yapısını kısa sürede değiştirmelidir. AB uyum sürecinde yapılması zaten gerekecek bu düzenleme, AB’nin uyarıları da dikkate alınarak kısa sürede düzenlenmeli, merkez ve taşra birimleriyle veteriner ve gıda denetim hizmetleri etkin bir yapıda tek elden yürütülmelidir.

Tarım Bakanlığındaki merkez ve taşra birimlerinde yoksulluk sınırının altında, verimli olmayan bir organizasyon yapısında çalışan 2000 kadar veteriner hekimle rutin işler zoraki yürütülmektedir. Gerek Kuş gribinin gerekse kırım- Kongo kanamalı ateşi, deli dana gibi güncel zoonozların kontrolü gerekse kanıksanmış önemli hastalıklar olan şap hastalığı, brusella, tuberküloz, şarbon ve kuduz gibi çok önemli hastalıklarla mücadelede başarılı olmak mümkün değildir. Bu nedenle Bakanlık en kısa sürede 1000 kişi takviye etmek suretiyle acil tedbir alınmalı, kısa sürede gerekli olan veteriner hekim sayısı 5-6 bin kişi düzeyine çıkartılmalıdır.

Başta kapatılan Manisa Tavuk Hastalıkları Araştırma Enstitüsü olmak üzere Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitülerinin problemleri çözülerek etkin hale getirilmelidir.

Ülkemizde YÖK kanununda yapılan bir yanlışın devamı olarak 20 yıldır veteriner hekimlikte uzmanlık eğitimi yapılmamaktadır. Üç yıldır hazır bekleyen uzmanlık yönetmeliği yürürlüğe konulmalı, YÖK yasasındaki gerekli düzeltme yapılmalıdır.

Veteriner Hekimlerin özlük hakları, aldıkları eğitim ve çalışma şartlarına uygun hale getirilmelidir.

Salgın ve Zoonoz hastalıklar uzun süreli ve istikrarlı bir savaşı gerekli kılmaktadır. Böyle bir savası kazanmak için uygun bir organizasyon yapısı,  güçlü destek kuruluşları, uzman kurmay kadrosu ve savaş alanında motivasyonları yüksek yeterli sayıda savaşçılar gereklidir. Kuş gribi ve diğer hastalıklarla savaş ancak bu şartların sağlanması ile başarılı olabilir.

Reklamlar
Bu yazı BASINDA, Tarım ve Hayvancılık Politikaları, Veteriner Halk Sağlığı ve Gıda Güvenliği içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s